Terörle Mücadele Merkezi
 
Forumdan Son Konular
Konu Başlığı Son Gönderen Okuma Cevap
Meyhane Pilavı Son Mesaj: REALWAR 26 1
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı! Son Mesaj: qözdee 68 1
Aşkı Anlamak..! Son Mesaj: qözdee 164 3
Vuslat..! Son Mesaj: Alyans 144 2
Avrupa’yı Saracak Yeni Bir Dip Dalgası Marine Le Pen ve Fransa Son Mesaj: Personel D.BŞK 55 0
Formmail Hesabı Alma Ve İstediğin Sitenin Fake ini Yapma.. Son Mesaj: seyo351 61400 178
bilmem nasıl olmuş :) Son Mesaj: qözdee 85 2
Keman Ağlıyor.. Son Mesaj: directioner 83 1
Fake Facebook için en iyi link alma sitesi Son Mesaj: directioner 178 2
RW tasarım Son Mesaj: M4L1BU 382 6
Gönül Telinden Sızan Sözler Son Mesaj: rıza 15013 300
Dini İçerikli Resimli Yazılar Son Mesaj: Alyans 381 6
formbuddy'den alınan kodlar olmuyor Son Mesaj: galatapasa 121 0
Hack indexi için Flash.. Son Mesaj: Acımasız_Urbay 493 5
Kanarya Son Mesaj: rıza 96 0
 
Türk Kızılayı
 
Sizin İçin Seçtiklerimiz
 
Yerli Messenger
 
Son Haberler
Genel Haber
Amerikalı Bir Uzmanın Gözüyle Türkiye-Ermenistan İlişkileri

Amerikalı Bir Uzmanın Gözüyle Türkiye-Ermenistan İlişkileri


Kafkasya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin küresel jeopolitik stratejisi açısından büyük önem taşımaktadır. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’dan oluşan Güney Kafkas ülkeleri, Türkistan coğrafyasına ulaşımı kolaylaştıran, Rusya Federasyonu’nu etkisiz hale getiren ve Doğu ile Batı arasında enerji – ticaret transferinde stratejik geçiş yolu konumuyla ABD’nin Avrasya politikası veya “Büyük Orta Doğu Projesi” (BOP)’nde de oldukça önemli bir bölge konumundadır.

Hazar bölgesinde yer alan enerji kaynakları ve içerdiği zenginlikler ABD’yi her zaman cezbetmiş ve öncelikli ilgisinin bu bölgede yoğunlaşmasına neden olmuştur. Yine ABD açısından söz konusu bölgenin enerji kaynakları dışındaki diğer özelliği ise, Hazar Denizi üzerinden İran nüfuzunun engellenmesi ve Rusya’nın hakimiyetinin dengelenmesi açısından konumunun elverişliliğidir.

ABD’nin jeopolitik stratejisi açısından böylesine hayati önem taşıyan bölgede rahatsızlığın ana kaynağı olan, sürekli sorun yaratan, Rusya ve İran yanlısı politikalarıyla Amerikan çıkarlarına büyük darbe vuran Ermenistan çok garip bir şekilde Batı tarafından şımartılırken Türkiye-Ermenistan ikili ilişkilerinde baskı, yine aynı Batı tarafından tek taraflı olarak Türkiye’ye yönelik yapılmaktadır.

Türk kamuoyu; Türkiye-Ermenistan ilişkileri özelinde, Batı dünyasının Türkiye’ye yönelik haçlı zihniyeti tabanlı tekdüze bakışını anlamakta zorlanmazken, yine Türkiye-Ermenistan ilişkileri özelinde, Türk karar alıcılarına yönelik baskı politikası yönlendirmesi yapan ve sayıları bir elin parmakları kadar olmasa da gerek akademik gerek basın gerekse iş dünyasından gelen Ermenistan yanlısı söylemleri anlamakta gerçekten güçlük çekmektedir.

Aşağıda, Johns Hopkins Üniversitesi, Orta Asya–Kafkasya Enstitüsü Müdür Yardımcılığı yapan ve Uppsala Üniversitesi, İpek Yolu Me ...


Gönderen REALWAR, Perşembe, 02 Şubat 2012 15:31 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Genel Haber
Fransızların Anadolu’dan Çekilişi ve Belge Sahtekârlığı

Fransızların Anadolu’dan Çekilişi ve Belge Sahtekârlığı

Fransızların günümüzde Ermeni davasına bu kadar büyük destek vermelerinin nedenini daha gerçekçi bir değerlendirmeye tabi tutarak anlayabilmek için Fransız-Ermeni ilişkilerinin geçmişini çok iyi bilmek mecburiyetindeyiz. İşte bu nedenle bu günkü yazımızı Fransızların Anadolu’dan ayrılışları ve bu olayın sonucunda Ermenilerin vaat edilen Ermenistan’ın kurulması konusunda gösterdikleri çabaları ele almak istiyoruz.

1921 yılında Sakarya Muharebesi sonrasında Fransızlar ulusal menfaatleri gereği Güney Anadolu’yu terk etmeğe karar verdiler. Türk savunması ve savaş propagandası için yayılmış sahte haberler dışındaki gerçekler Fransızları etkilemişti. Franklin Boullion adındaki Fransız temsilcisi; 9 Haziran 1921 günü Ankara’ya geldi. Görüşmeler devam ederken, Yunan saldırısı başlayınca kesildi ve Sakarya’dan sonra devam eden görüşmeler 20 Ekim 1921 günü Türk –Fransız Anlaşması’nın imzası ile sonuçlandı. Musul’dan sonra Misak-ı Milli’den ikinci taviz Hatay’ın Suriye sınırı içinde bırakılması ile verildi. Ancak Fransızlar Hatay için özel bir statüyü kabul etmişlerdi. (1) Aynı anlaşma ve Adana, Çukurova bölgesinin Türklere geri verileceği haberi üzerine, daha önce bölgeyi Ermenistan’a dâhil ettirebilmek umudu ile yoğun bir şekilde göç etmiş olan Ermeniler, adeta panik halinde bölgeyi terk etmeye başladılar. (2)

Bu kaçışta Türklerin değil, ancak Fransız Başbakanı Aristide Briand’ın Ermeni liderleri Gabriel Noradunkyan ve Avetis Aharonian’a söylediği gibi yine “Komiteciler”in rolü vardı. Türk ve Fransızların verdikleri bütün sözlere ve sözlerini tuttuklarının bilinmesine rağmen Ermeniler kütle halinde limanlardaki İngiliz ve Fransız gemileri ile uzaklaşıyorlar, bir kısmı da karadan Suriye, Filistin ve Lübnan’a kaçıyorlardı. Bu zorlamayı yapan milliyetçilerin amacı; hayatlarının tehlikede olduğunu dünyaya ...


Gönderen REALWAR, Perşembe, 02 Şubat 2012 15:29 Yorumlar(0), Hepsini Oku
...
Terörle Mücadele Haberleri
Terör Örgütü PKK'nın 'Kürt' Planı

Terör Örgütü PKK'nın 'Kürt' Planı


Siirt ve Ankara saldırısının münferit bir olay olmadığını belirten Ekinci, "Kürtlere yönelik yeni şiddetler yaşanabilir” dedi.

Tarık Ziya Ekinci, terör örgütü PKK’nın kendi ile aynı görüşte olmayan Kürt vatandaşlarına yönelik eylemlerini artırabileceğine dikkat çekti.

Devlet-PKK görüşmesini makul karşıladığını söyleyen Ekinci, sorunun çözümü için BDP’ye telkinde bulunduğunu ifade etti.

Ziya Ekinci, “Kendilerine telefon da etim. ‘Meclise girin’ dedim. Bunu değerlendireceklerini söylediler. Türkiye, büyük bir devlet olarak giderek etkinlik kazanan bir devlettir. Bunu bir ölçüde gölgeleyen Kürt sorunudur. Sorunun demokratik olarak çözülmesi lazım. Hükümet sözde veya biçimsel olarak sağlamış olduğu iyileştirmeden yararlanıp, hem AB’yi hem ABD’yi tamamen etki altına almıştır. Psikolojik üstünlük sağlamıştır. AB de açıklamalarında ‘Yapılması gerekenler var ama önemli adımlar atıldı’ diyor. ABD’de aynı noktada. Özellikle MİT’in PKK ile görüşmüş olması onları çok etkiledi. Türkiye sağladığı bu üstünlükten yararlanıp şimdi öyle geliyor ki kara operasyonu hazırlığı içinde. Bu kara operasyonu ne ölçüde sonuç verir? MHP bunu çok arzuluyor. ABD evet derse Türkiye gidecektir. Kara operasyonundan sonra hala çözümsüzlük devam ediyorsa, huzursuzluk devam ediyorsa, yer yer bombalar patlıyorsa, Türkiye şapkasını önüne koyup düşünecek. Bu dönemde acı ilaç içilecek gibi görünüyor. Hükümet, kararını vermiş durumdadır. Kandil dağı bervaha edilecek. Oradaki insanlar bölgedeki Kürtler ile yakın ilişkide. 5 bin kişi evlere dağılıp, gizlenebilir. Türkiye’nin evleri tek tek arayacak hali yok. Artık istila olur, o kadarına gitmez. Ama Kandil Dağı efsanesi bitmiş olur. Kürt sorunu için yeni bir dönem başlar.” Dedi.


Gönderen REALWAR, Salı, 27 Eylül 2011 11:28 Yorumlar(0), Hepsini Oku
 
Terörle Mücadele Merkezi
 
Terörle Mücadele Merkezi
 
Sağlık ve Teknoloji Haberleri
 


REALWAR
©2006-2012 Terörle Mücadele Merkezi Realwar.org
MKPortal Sistemi kullanılmaktadır.
Bu web sitesi en iyi görüntüyü Türkçe Firefox'da vermektedir.

Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden site içeriği kullanılamaz.